28 ŞUBAT BİZLER İÇİN....

28 Şubat bizim için yalnızca bir tarih değildi;

  •  İçlerinde disiplin cezalarımızın olduğu SARI ZARFLAR demekti ki bu zarflar, eğitim hayatımıza atılan kayıt dışı notlardı adeta. Devlete karşı değil, sisteme karşı "hatalı" bulunmanın belgeleriydi,
  • Sanki bir suçluymuşuz gibi küçücük yaşlarımızda kaleme almak zorunda bırakıldığımız savunma metinleriydi; ''örtünme nedenim sadece inancımın gereği olması, herhangi örgütsel ve ideolojik bir amacım yok''la başlayan,  
  • Dersliğe başörtüyle girdiğimizi kabul ettiğimiz ve bu yolla başımıza gelebilecek her türlü yasal sorumluluğu aldığımızı, olası yaptırımları üstlendiğimizi beyan etmek adına zoraki imzalatılan sayfalar dolusu hukuksuz tutanak demekti,
  • Ve ikna odaları demekti ki ismi ‘ikna’ olsa da çoğu zaman psikolojik baskının uygulandığı, sessiz kalmanın bile yanlış anlaşılabildiği yerler,
  • Eğitim hakkını savunmak için yapılan eylemlerde müdahaleye uğramak, gözaltına alınmak, hatta fiziksel şiddete maruz kalmak demekti, 

En zor olan ise inancımızla eğitim hakkımız arasında seçim yapmaya zorlanmak demekti!!! 

Bu SARI ZARFLARI yıllarca çeyiz sandığımda sakladım ben, sırf unutmamak unutturmamak için. Çünkü yaşananlar, yalnızca bireysel değil, toplumsal bir hafızanın parçasıydı.

Ama bir şeyi daha unutmamalıydım ki nasıl güzel, nasıl feraset sahibi bir millet olduğumuzu;

o  Eğitim Fakültesi önünde gerçekleştirdiğimiz oturma eyleminde, zor kullanılarak dağıtılmamız emrini alan Emniyet Amirinin, “Yaaa ben şimdi bu hanım kızlarımız üzerinde nasıl cop kullandırtırım” diye hayıflanmasını; 

o   Bizleri göz altına almaya çalışan polis memurunun, “Bacım hadi ben arkamı döneyim siz evinize gidin hemen, ben görmeyeyim, benim de anam örtülü” diye yalvarışını; 

o  Benimle taban tabana zıt görüşte olduğunu bildiğim, tüm fakülte öğrencilerinin en çok korktuğu ve çekindiği Prof. Dr. Hocamın beni odasına çağırıp; ben ondan da hakaret işitmeyi beklerken, “Kızım sen bizim hanımefendi, çalışkan öğrencimizsin, senin bu durumuna çok üzüldüm, derslere giremiyorsun biliyorum ama bil ki benim dersimden geçtin, diğer hocalarını da ikna etmeye çalışacağım” diyen babacan tavrını;

o   Dersliklere, kapıdaki güvenlik görevlilerini atlatmak için Fakültenin arka camından tırmanıp girdiğimde enselendiğim güvenlik görevlisinin beni kolumdan tutup kapı dışarı ederken kulağıma eğilip, “Kardeş şu şu dersliğin camından gir, sonrada ders başlayana kadar alt kattaki tuvaletin iç kısmında saklan, biz orayı 2-3 saat kontrol etmeyeceğiz” diye akıl verişini; 

o   Koridorda çıkan olaylarda güvenlik güçlerinin sert müdahale ile göz altı sürecini başlattığını fark eden, benimle bambaşka bir safta olan hatta temsil ettiği görüşün öğrenci başkanı olan arkadaşımın; beni korumak için sınıfa kapatıp, “Koridor birazdan fena karışacak Seda, sakın buradan ayrılma, senin disiplin cezan çok, göz altına alınırsan okulla ilişiğini kesebilirler, bak şu sıraların arkasına saklan seni göremezler” diye sıkı sıkı tembihini...

Ve daha nicesini de unutma!!!

Bugün dönüp baktığımda, o dönem sadece bir baskı hikâyesi değil, aynı zamanda sessiz dayanışmaların da hikâyesiydi. 

Ve bu da gösteriyor ki;

Farklı görüşlerde olsak da, aynı insani zeminde buluşabiliyoruz.

Birliktelik, aynı düşünmek değil; birbirini anlamaya çalışmakla mümkün ve bizler birlikte çok güzeliz vesselam... 



Yorumlar

  1. Rabbim birliğimizi bozmasın. Küffara ve onların içimizdeki şakşakçılarına da fırsat vermesin. Aminn🤲🤲

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amin, çok teşekkür ediyorum kıymetli yorumunuz için.

      Sil
    2. Gizli saklı karton üzerinde kılınan namazlar. Örtünmenin zulme döndüğü yıllar. Namaz kılmanın suç sayıldığı. Kur an okumanın ayıp görüldüğü. Zor yıllar di. Rabb'im bir daha yaşatmasın Allahümme Amin...

      Sil
  2. Rabbim emekleri zayi etmez hamdolsun o günlerde mücadele ye omuz verip her konfordan feragat eden kardeşlere selam olsun.şimdide rabbim bizleri bollukla iktidar nimetleriyle imtahan ediyor inşallah bu sürecide anlımızın akı ile atlatacağız .yeterki inancımızda zaafiyete düşmeyelim.hiç bir süreç kalıcı değil ona göre hesap yapmamız lazım.selametle kalın allah'a emanet olun

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ediyorum kıymetli yorumlarınız için, sizlerde Rabbime emanet olun.

      Sil
    2. Kıymetli yorumunuz için çok teşekkür ederim.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Filozofların Tanrısından Peygamberlerin Allah'ına

BATI’NIN ŞAİRİ, DOĞU’NUN PEYGAMBERİNE SESLENDİĞİNDE

Şifa Niyetine