Kültürümüzü Lafla Değil, Harfle Öğrenme Vaktidir
Dil, bir medeniyetin inşasında en temel unsurlardan biridir; aynı zamanda kültürel mirasın kapılarını açan anahtardır. Her uygarlığın kendine has bir dili ve yazı sistemi bulunur. İnsan aklı, düşüncesini ve felsefesini dil aracılığıyla inşa eder; kişi dil üzerinde ne kadar yetkinse, evreni, hayatı ve varoluşu o ölçüde kavrayabilir. Dilinden kopmuş bir millet, zamanla kendi kimliğinden de uzaklaşır. Bu nedenle bir toplumun kültürel bütünlüğünü bozmanın, medeniyet izlerini silmenin en etkili yollarından biri onun dilini değiştirmektir. Atalarımız, tarih sahnesinde asırlara yayılan hâkimiyetleri boyunca birçok ilim, sanat ve düşünce eseri bırakmıştır. Süleymaniye Kütüphanesi’nde ya da Cumhurbaşkanlığı Osmanlı Arşivleri’nde yer alan yüz binlerce yazma eser, bu kadim birikimin günümüze ulaşan en somut delillerindendir. Bu eserlerin derinliğine inebilmek, içerdikleri ilmi ve kültürel hazineyi anlayabilmek ise yalnızca Osmanlı Türkçesi bilgisiyle mümkündür. Gelgelelim, günümüzün üniversite...