AKLA ZİYAN
Tarihe baktığımızda, insanlık tarihinde çığır açan keşiflere imza atan pek çok dâhinin, bilgiyi kendi entelektüel çabalarından ziyade, daha yüksek, ilahi bir kaynaktan aldıklarını ifade ettiklerini görürüz. Bu büyük zihinlerin, sahip oldukları olağanüstü bilgiye nasıl ulaştıkları sorusu hâlâ gizemini korumaktadır. Acaba bu insanlar yalnızca üstün zekâya mı sahiptiler, yoksa evrenin tüm bilgisini içinde barındıran metafizik bir bilgi alanına erişim yetenekleri mi vardı? Örneğin, dâhilik kavramıyla özdeşleşen Albert Einstein, evrenin işleyişine dair fikirlerine ulaşırken sık sık “düşünce deneyleri” gerçekleştirdiğini belirtmiştir. Bu deneyler, onu karmaşık matematiksel problemleri görsel ve geometrik yollarla çözebileceği farklı biliş durumlarına taşımıştır. Einstein, bu süreçlerin hemen ardından bilim tarihinde bir dönüm noktası sayılan dört makaleyi kaleme almıştır: Atomların varlığını kanıtlayan çalışma, Işığın dalga değil parçacık gibi davrandığını ortaya koyan buluş, Meşhu...