2020'nin; Hafızalara Kazınan Bir Dönemin Ardından
Zaman çok tuhaf. Daha dün gibi hatırlıyoruz o maskesiz, mesafesiz, kaygısız günleri. Kim bilebilirdi ki birkaç ay içinde sokaklar sessizleşecek, kapılar kapanacak, insanlar kendi evlerinde yabancı gibi hissedecek? Kim tahmin ederdi ki dersler, toplantılar, hatta bayram ziyaretleri bir ekranın karşısına sığacak?
2020’ye girerken hepimiz başka umutlar taşıyorduk. Yeni bir yıl, yeni hedefler, yeni başlangıçlar… Ama Çin’in Wuhan kentinden gelen ilk haberler, tüm bu beklentileri yerle bir etti. Başlangıçta, çoğumuzun aklında aynı sorular vardı: Virüs hayvanlardan mı bulaştı, yoksa laboratuvar kaynaklı mıydı? Ancak bu soruların cevabını beklerken virüs çoktan sınırları aşmış, dünya genelinde yayılarak hayatın akışını durdurmuştu.
Adı kısa, etkisi uzun bir virüs: Covid-19.
Bu virüs ne ayrım yaptı ne istisna tanıdı. Zengin-fakir, genç-yaşlı demeden, kim kendini korumazsa hedef oldu. Hızla yayıldı, sessizce sokakları boşalttı, hastaneleri doldurdu.
Önce birkaç vaka, ardından binlerce... Bir süre sonra ölüm haberleri art arda gelmeye başladı. Her ülke farklı tepkiler verdi. Kimi daha yolun başında sıkı önlemler aldı, kimi ise örneğin İngiltere gibi, “sürü bağışıklığı”na bel bağladı. Elbette bedeli ağır oldu.
Herkesin kafasında belirsizlik hakimdi. Her gün değişen bilgiler, çelişkili açıklamalar, yeni bulgular... Dünya neredeyse her sabah başka bir bilgiyle uyanıyordu. Uçuşlar durdu, sınırlar kapandı, şehirler sustu. Tek hareket hastanelerdeydi.
Pandemi, ülkeleri klasik anlamda değil, sağlık sistemleriyle sınadı. Kim ne kadar test yapabiliyor, kaç yoğun bakım yatağı var, sağlık personeli ne kadar güçlü? Artık mesele sadece ekonomi ya da diplomasi değildi; mesele yaşatabilme becerisiydi.
Bir dönem İtalya, sonra İspanya, ardından ABD, Brezilya… Salgının merkezi sürekli el değiştiriyordu. Virüs adeta dünya turuna çıkmış gibiydi. Ne gariptir ki çıkış noktası olan ülke, bu yıkımın dışında kalmış görünüyordu.
Tünelin ucundaki ışık, aşı çalışmalarıyla parladı. Birçok ülkeden umut verici gelişmeler duyulmaya başlandı. 2021 yılına dair umutlar yeşerdi. Ama bu umut uzun sürmedi. Çünkü bu kez mutasyon geçirmiş haliyle karşımıza çıktı. Virüs, adeta sahneden inmemeye kararlıydı; sadece kılığını değiştirmişti.
Şimdi geriye dönüp baktığımızda, bu dönemi yalnızca bir sağlık krizi olarak tanımlamak yetersiz kalıyor. Bu, hepimizin zihnine kazınan, davranışlarını değiştiren, önceliklerini altüst eden bir dönemdi. Kaybettiklerimizle, vazgeçtiklerimizle, yeniden kıymetini anladıklarımızla çok derin izler bıraktı.
Ve bizler bu yılı en koyu harflerle kazıdık hafızalarımıza. Bu günleri unutturacak güzel günlerde maskesiz yüzlerle buluşmak dileğiyle sağlıcakla kalın vesselam…

Yorumlar
Yorum Gönder